Tiroid Bezi Hastalıkları

Tiroid bezi hastalıkları iyi ve kötü huylu olmak üzere iki grupta toplanabilir. İyi huylu hastalıklardan halk arasında da en popüler olanı tiroid bezinin büyümesi olarak bilinen guatrdır.

tiroid1

Tiroid bezi boyun ön kısmında yer alan metabolizmayı düzenleyen bir hormon salgılayan organdır. Tiroid bezi hastalıkları iyi ve kötü huylu olmak üzere iki grupta toplanabilir. İyi huylu hastalıklardan halk arasında da en popüler olanı tiroid bezinin büyümesi olarak bilinen guatrdır. Bu büyüme yaygın olabileceği gibi bez içinde tek yada çok sayıda nodülle birlikte de olabilir.

Klinik bulgular:

Guatr çoğunlukla boyun orta hatta kendini bir şişlik olarak gösterir. Bazen de dışa büyümek yerine içeri doğru büyür ve hastada ses kısıklığı, yutma güçlüğü, takılma hissi gibi şikayetlere yol açar. Günümüzde tedavisini cerrahi ile yaptığımız dev guatr vakalarını daha az görmekteyiz.

Tanı:

İyi bir fizik muayene, hormon düzeyi ve ultrasonografi çoğu zaman yeterlidir. Ultrasonografi bezin boyutları, nodül varlığı, varsa bu nodüllerin niteliği, çevre organlarla olan ilişkisi ve lenf bezleri açısından değerli bilgiler verir.

Tedavi:

Dev guatrlarda tedavi cerrahidir. Tiroid bezi içinde nodül saptandığında ise; 1cm ve üzerindeki nodüllere veya 1 cm nin altında olduğu halde ultasonografik olarak şüpheli görünüm saptanan nodüllere ince iğne aspirasyon biyopsisi planlanır. Patoloji sonucu şüpheli yada kötü huylu gelen hastalara mutlaka cerrahi tedavi yapılır. Cerrahide tiroid bezinin tamamı alınabilecegi gibi hastalığa göre karar verilerek tek taraflı cerrahi de yapılabilir. Ancak bugün genel kanı kötü huylu bir durum şüphesi varsa tirod bezinin tamamen alınmasından yanadır.

Hastalarımızın tiroid cerrahisi ile lgili en sık sordukları soru ameliyattan sonra ilaç kullanacak mıyım ve ses kısıklığı olur mu soruları. Eğer ki tiroid bezi tamamen alındıysa ameliyat sonrası dönemde metabolizma için hayati önem taşıyan tiroid hormonu içeren ilaçlar ömür boyu kullanılmalıdır. İlaç dozu kişiden kişiye değişebildiği için aralıklarla kan düzeyi görülerek doz ayarlamasına gidilir. Ses kısıklığı ise ameliyat sonrasında teorik olarak %1 den daha az görülmekte ve bunlarında çoğunlugu geçici olmaktadır.